Political Talks-4: “Türk-Amerikan ilişkilerinde kritik durum: S-400 ve F-35 Krizi”



10 Mayıs Cuma günü Başakşehir Kampüsü İhya Salonunda bölümümüz tarafından düzenlenen “Political Talk-4” programında “Türk Amerikan ilişkilerinde kritik durum, S-400 ve F-35 Krizleri: Washington’da ne konuşuluyor? Türk-Amerikan ilişkilerinin normalleşmesi için ne yapılmalı?” konulu konferansta, Rusya’dan alınması planlanan S-400 Hava Savunma Sistemleri ile giderek ısınan Türk-Amerikan ilişkileri ele alındı. Program bölümümüz araştırma görevlisi Abdullah Enes Tüzgen’in moderatörlüğünde ve İHÜ İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Hakkı Öcal, SETA Washington DC Araştırma Direktörü Kılıç Buğra Kanat, SETA Washington DC Koordinatörü Kadir Üstün konuşmacı olarak katılımıyla gerçekleştirildi.

Konuşmasında Türk-Amerikan ilişkilerinin son yıllarda önemli aşamalardan geçtiğini vurgulayan SETA Washington DC Koordinatörü Kadir Üstün, krizin teorik planda “Küresel bir güç ile bölgesel bir gücün dış politika belirleme, strateji geliştirme, öncelik tespit etme gibi alanlardaki farklılıklarından” kaynaklandığına işaret etti. Kadir Üstün, S-400 krizinin arka planını 4 nedene dayandırdı: “1. Teknik mesele: Silahların NATO sistemi ile entegrasyonu. 2. ABD iç siyaseti ile ilgili mesele: Kongrenin Trump’ı sıkıştırmak için aldığı tavır. 3. NATO meselesi: Bir NATO ülkesinin ittifak harici bir ülkeden silah alması. 4. Silah endüstrisi ile alakalı mesele: F-35’ler ile S-400 aynı ülkede bulunursa, F-35’lerin değeri düşecek.”

‘ABD ideolojik bir çelişki içerisinde’

SETA Washington DC Araştırma Direktörü Kılıç Buğra Kanat ise, “Her krizde ‘bundan daha kötü olmaz, ilişkiler dip seviyede’ diyoruz; daha sonra daha kötü bir seviyeye iniyoruz”, sözleriyle konuşmasına başladı. Krizin asıl nedenini ABD’nin net bir strateji oluşturamamasına bağlayan Kılıç Buğra Kanat, ikili ilişkilerde yaşanan sorunları üç temel nedene dayandırdı: “ABD’nin politikalarına Pentagon nüfuz ediyor. Bu da dış politikanın askerileşmesine neden oluyor. Ayrıca 11 Eylül’den itibaren terörle mücadeleyi sadece askeri politika konseptine dayalı bir anlayışla ele aldılar. Son olarak ABD’nin yaşadığı büyük bir ideolojik yanılgı var. Türkiye’nin Rusya, İran, Çin gibi liberal dünya düzeni dışında konumlanan aktörler ile ilişkileri ABD’de hep eleştiri konusuyken, kendisi bu çizgide tutarlılık sergilemiyor. ABD, işine geldiğinde İran ile iyi, işine gelmediğinde kötü olabilirken, Türkiye dahil diğer ülkelerden İran’a tutarlı bir şekilde mesafeli olmalarını bekliyor.” dedi.
İHÜ İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Hakkı Öcal ise, “Amerika hakkında konuşurken ‘Hangi Amerika?’ sorusuna cevap bulmamız gerekiyor. İstihbarat, Pentagon, Dışişleri, Beyaz Saray, Senato vs. gibi aktörler yeknesak bir profil çizmiyor”; diyerek ABD politikalarında yaşanan tutarsızlığın nedenlerini sıraladı.